Not: Resim internetten alıntıdır.
26 Ocak 2012 Perşembe
Dümene Geç
Not: Resim internetten alıntıdır.
19 Ocak 2012 Perşembe
Bir sanatçıyı anlamak 2
19.01.2012
Dünyada karşılığını alamadığınız belki de en önemli olgu emeğinizdir. Hiçbir insan evladı emeğinin karşılığını alamadığı gibi yeterince bir değer de biçemez. Çünkü hakikaten karşılığı parayla pulla ölçülecek bir şey değildir, emeğin… Yaşamak için bir işe ihtiyacınız vardır ve bu işi daim ettirebilmeniz için bolca emeğe… Bir düşünün? Bu iş için nelerden vazgeçiyorsunuz, nerede olmanız gerekirken nerelerdesiniz? Vs…
Kimse parayı kolay kazanmıyor. Kolay para kazandığını düşünenler bile bir emek harcıyordur illaki! Sanırım diğer insanlarla olan iletişim en çok insanı yoran. Hele ki bugünlerde görgü kurallarının azaldığı bir zamanda yaşıyorsanız vay halinize…Halimize!
Kimileri için de biz sanatçıların dünyasını anlamak zordur. Bu yüzyılda bile bilim, sanatçıların beyninin nasıl çalıştığına cevap bulamazken
burada bahsedilen kimi insanların sanatçıları anlaması gerçekten daha zordur. Uğraş ister, üzerinde bolca düşünülmek ister.
Bir örnek verelim: Mesela oldu ki çok beğendiğiniz bir sanatçının atölyesini ziyaret ettiniz. İçeriye girdiniz. Şöyle gözünüz gönlünüz açıldı adeta! Her yer sanki bir renk cümbüşü! Nereye bakacağınızı hangi esere odaklanacağınızı şaşırdınız. Sanatçıyla da sanat hakkında birkaç kelam sohbet ettiniz. Öyle ya sanattan anlıyorsunuz, orayı ziyaret ettiğinize göre! En nihayet gönlünüze göre bir parça seçtiniz fiyatını sordunuz. Sonra üzerine birkaç ekleme daha yaptırdınız. Buraya kadar herşey normal görünüyor.
Sonra dediniz ki;
-Yanımda para getirmemişim. Akşam üstü bizim dükkana bir uğrayıp da alsanız parayı?
Sanatçı dediğin senin onurlu bir insandır, narindir. Uşağın değil!Bu bir!
Hadi es geçtiniz, eve giderken müşterinin dükkanına uğradınız. Para olarak size eklemelerin de haricinde ve bedelin altında bir para uzatılır. Dona kalırsınız.
Sanatçı dilenci midir? Burada sadaka mı veriliyordur? Bu iki!
İkinci şaşkınlığı üzerinden atan sanatçı, 'Hayır' der. 'Bırakın ana eseri daha eklemelerden de para almam gerek!'
Hayır kurumuyuz burada diye de içinden geçirir.
Ve ekler yine nazik tavrını koruyarak;
- Tabi siz beni bu eserleri yaparken hiç görmediniz, nasıl bir emek verdiğimi o yüzden bilmiyorsunuz.
Dükkandaki herkes sanki uzaydan gelmişcesine sanatçıya bakar. Öylece, aval aval!!!
Cüzdanın içinden yine bir komik parayı sanatçının eline tutuşturur alıcı, sanki bir matahmış gibi…'Sana bu para yeter, ne kadara mal ettin ki bu paraya satıyorsun, al şu parayı hayrını gör!' der gibi…
Bu noktada ikiye ayrılır sanatçı tipi:
1)Hala toydur ve gururludur. 'Senin parana ihtiyacım yok. Allah tependen baksın!' der ve olay mahalinden ayrılır.
2)'Ne münasebet, o emeğimi hiçe sayıyor diye ben niye emeğimi heba edeceğim' diyerek parasının geri kalanını ister. Bence iyi de eder!
Eminim özellikle sanatçı arkadaşlarım bu repliklerle sıkça karşılaşmışlardır. Zaten sanatla geçim sağlamak zor bir de cahil cüheyla takımıyla böyle münasebetsiz tavırlara şahit olmak tüm yaşam sevincini alır insanın.
Bu noktada sevgili memleketim insanına seslenmek istiyorum:
Eğer bir eser beğenirseniz fiyatını sorun, alabilecek gibiyseniz parasını verip güzel güzel evinizin yolunu tutarsınız.
Alamayacaksanız teşekkür edin, elinize sağlık deyin, sonra oradan uzaklaşın. Böyle alicengiz olaylarına hiç karışmayın! Hem bakın, Ne güzel sanatın havasını bile koklamış olmak size yetecek hatta artacak bile!
İşte böyle dostlar!
Bir başka görgü kuralı serisinde buluşmak üzere…
Şimdilik hoşçakalın.
Tuğba Ünsal
www.efruze.com
26 Aralık 2011 Pazartesi
Yeni yıla girerken...
Her yeni yıla başlarken insan nedense yeni bir umutla başlamak ister. Ne bir başlangıç yapmak ister, hayatını sıfırlayıp yeni baştan başlamak ister. Çünkü her insan geriye dönüp baktığında ister istemez geçmiş yılın muhasebesini yapar, bilinçli ya da bilinçsiz… Düşünür içten içe, neler yapmıştır geçen yılda, neler gelmiştir başına, acı veya tatlı… Ve en önemlisi, insanoğluna bir değer katabilmiş midir? Sorgulanması gereken asıl soru bu olmalıdır bence…
Şunu hemen belirtmeliyim ki burada bahsedilen değerin büyüğü ya da küçüğü olamaz. Yaptıklarının yanlış olduğunu anlayıp özür dileyen bir çocuğun annesine verdiği değerle, 'Tanrı Parçacığı' adı verilen Higgs bozonunun bulunması eş değerdedir. Çünkü insanlığın yararına yapılacak her ne varsa içinde sevgi barındırmış olmalıdır. İyi niyetle ve sevgiyle örülmüş her türlü tuğla insanlık için sağlam bir zemin oluşturacaktır.
Evet… Bu yılda çok çetrefilli, bol şiddetli ve felaket dolu bir yıl oldu. Kan gövdeyi götürdü, sarsılmaz denilen büyükler bir çırpıda al aşağı oldu. Para, bolca yer değiştirdi. O cepten o cebe akıl almaz bir hareketlilikle… Sular, denizler taştı. Sanki insanoğlundan hırsını alırcasına… Malum yine kirlettik denizlerimizi geçen yıla nazaran daha fazlaca! Toprak yuttu bedenleri, hiç sorgulamadan, gözünün yaşına bakmadan…
Hiç ders aldı mı insanoğlu bütün bu olanlardan? Yani şöyle bir kendime çeki düzen vereyim, insanca duygularıma sahip çıkayım, konu komşuma vatanıma milletime yaralı ne yapabilirim diye sordu mu derseniz kendisine? Çoğunluğun sormadığı kesin! Baksanıza Allah aşkına haberlere… Olumsuzluk; kaygı ve kederle yan yana, kol kola… Ya bu insanlar hiç mi ders almazlar, hiç mi muhakeme yapmazlar kendileriyle diye insan düşünmekten kendini alamıyor. Allah sonumuzu affetsin!
Laf aramızda hala iyilik için savaşan insanların da var olduğuna şahit oldum bu yıl. Cımbızla çekilecek kadar az bir topluluk ama var. Hala insanlar için ne yapabilirim diyerek iyilik için koşuşturan insanlar var. Bu yazı vesilesiyle onlara buradan da olsa teşekkür etmek istiyorum.
İnsana yaşama sevinci ve ümidi aşılayan bu insanlara kocaman bir alkış. Cebini doldurmadan ziyade insanların yüreklerini sevgiyle doldurmaya çalışan bu insanlar 'ölümsüz' olarak tarihe adlarını yazdıracaklar. Hiç kuşkuları olmasın!
Genel olarak düşünüldüğünde sevgi, saygı, kardeşlik sınavından bu sene de geçemeyen insanoğlu acaba 2012'de kaç puan alacaktır? Yeni yıla bir hafta kala bu soru, merakla cevabını beklemektedir!
Her şeye rağmen umut ve sevgilerin yeşereceği sürprizlerle dolu bir yıl diliyorum. Kuantum yasalarına göre evrene olumlu düşünceler gönderelim ki olumlu ne varsa bizleri bulsun, insanlık hiç olmazsa bu sene kazansın istiyorum.
İyi seneler…
Tuğba Ünsal
www.efruze.com
